Skip to content

Olması gereken şeyler ve olan şeyler üzerine

Doktrin üzerine kurulu teoriler olan şeylerden yola çıkmazlar, onlar olan durumu teorilerine göre benzetmeye çalışırlar. Onların hayalinde olan ideal durum sürekli var olan durum ile kiyaslanır, arasında herhangi fark tespit edildiğinde var olan şey ideale uydurulmaya çalışılır, çünkü ideal her zaman aynı olması gereken değişmez bir durumdur.

Hegel'in söylediği gibi, eğer teori realite ile uyuşmaz ise, vay geldi realitenin haline. Teorinin öngördüğü birşey var olsa bile görmemezlikten gelinir veya herhangi bir cambazlık ile açıklanmaya çalışılır. Her halükarda teoriye toz kondurulmaz. Bu tür açıklamalarda açıklamanın realite ile uyuşup uyuşmadığı pek önemli değildir, amaç ne olursa olsun teoriyi kurtarmaktır. Teoriyi kurtarmak için yalan bile söylenir, önemli olan şey teorinin ayakta kalmasıdır.

Bu tür doktrinler inanmanın ürünüdür, herhangi bilimsel yanı yoktur. Bilimsellik bir tutumdur, o sürekli kendini test etmek zorundadır. Bu nedenle de doktriner olamaz, öne sürdüğü teorinin ebedi olmadığını, geçici olduğunu bilir. O öne sürülen teorilerin test edilmesi, realite ile uyuşumlu olmasını ister, yani atıp tutar bir yanı yoktur onun.

Şimdi biri gelip, şöyle diyebilir: bilim de bir inançtır. Ama bunu söyleyen yanılıyor. Doktrin ile bilimin arasındaki fark, ilkinin inancı ebedi doğruyu söylendiğini zannetmesinde ve dolayısı ile o konuda tartışmanın anlamsız olduğudur. O açıklamaz, sadece: bu böyledir, der. Bilim açıklayıcı ve ikna edici olmak zorundadır. Çünkü akıl ile kavranmayan birşey ikna edici olamaz. Ama ebedi doğruyu söylemediğini bildiği için de kısmen inanmak zorundadır, onun inancı daha iyi bir teorinin gelmesine kadardır.

Agorasonsuz

Yorumlar

  • Bu yazdıkların bugün evrenin oluşumunu açıklayan "standart model" teorisinin bir özeti gibi olmuş. Standart model sorunlarla doludur. Evrendeki madde miktarı sorundur, çekim gücü sorundur, kütle çekimi başlı başına sorundur, anti madde sorundur vs vs. Bütün bu sorunlar ortaya çıktıkça standart model savunucuları deneylerini veya varsayımlarını ona göre yaparlar ve yeni şeyler ortaya atarlar. Deneysiz gözlemsiz ama hesaplamalarını uydurmak için çıkarılmış değişkenler gibi. Higs bozonu arayışı örneğin buradan gelmektedir. Yine çekim ve evrenin toplam enerji kütle miktarı uyuşmadığı için karanlık madde ve karanlık enerji gibi henüz hiç bir gözlemi olmayan şeyleri ortaya çıkarmak gibi.

    Ben bu durumu şeye benzetiyorum.
    Bir hedef tahtası vardır ok atarsın. Bilim bunu yapar.

    Ama dediğin doktrin önce oku atıyor sonra okun saplandığı yere hedef tahtası çizmeye çalışıyor.

    sonsuz
  • Bilimin yaptığı şey doktriner şöyle değildir: bilimin bilim odası için herşeyi yıkmayı göze alıyor olması gerekir, senin doktrin dediğin şeyi bile. Ama doktrine inananlar işte böyle değil. Doktrini ayakta tutmak adına o doktrine ters düşen verileri doktrine uyumlu hale getirinceye kadar uğraşırlar, yeter ki doktrin ayakta kalsın.

    Bunu daha iyi anlamak için çevrenize bir göz atıp parti politikasının veya futbol fanların karekteristik davranışlarını izlemek gerekir. Partisini herşeye rağmen savunan biri parti görüşüne ters düşen söylemi veya verileri göz ardı edecektir, bu futbol fanlari için de geçerli.

    sonsuzAgora
Yorum yapmak içinOturum Açın yada Kayıt Olun .