Skip to content

Güvenmek ve güvensizlik üzerine

Bu yazimi paylasip paylasmadigimi bilmiyorum......

Maslow'a göre güvenmek en temel ihtiyaclardan biridir. Güven çocuk yaşlarda kazanılır, kazanamadığı durumda sağlıklı bir hayat sürdürmesi zor olacaktır. Özgüven kazanamamış biri hayatı boyunca bağımlı bir hayat sürdürecektir, birilerinden emir alacak ve itaat edecektir. Itaat etmemesi durumda güvendiği kişi güvenceyi şantaj olarak kullanarak korkutacaktir.

Korku ile güven kardeştir, birinin olmadığı anda diğeri ortaya çıkacaktir. Santajci her fırsatı değerlendirerek karisindaki kişiyi kendine bağımlı kılarak sünni ve güvenli bir ortam yaratacaktır. Bağımlı kılacağı kişiyi kapalı bir ortamda tutmaya çalışıp tüm ihtiyacını karşılayacak bir düzen hazırlar. Hiç bir zaman yanlız bırakmayıp tüm gereksinimlerin o ortamda karşılandığı bir topluluk. Herşeyin bilinir ve hesaplanır olması orada yaşayan fertlere güven verecektir. Onlar Dostejevski'in dediği gibi onlar "hergün tatlı yeyip, gelecek nesili" üretmekten başka bişey yapmiyacaklardir.

Bu sünni yaratılmış güvence ortamı o güvenceyi sağlayanlara bağlıdır, yani keyfi güvencedir. O arada sırada güvenceyi tehdit edecek sünni tehlikeler yaratıp gruptaki fertlerin ona daha sıkı sarılmasını sağlayacaktır. Sunni güvence ortamini tercih eden korkudan özgürlüğünü feda etmiştir artık. Kendi başına bir şey yapamaz duruma gelmiş, üretmekten çok tüketir duruma düşmüştür. O artık o sünni güvence veren dünyayı kuranların keyfine bağlıdır. Herhangi bir hak taleb edemez, ondan beklenen şey güvence karşılığında itaatkar olmasıdır, ondan bekleninlen herşeyi yapmasıdır. Onun duyduğu güvence o ortamı sagliyanin iki dudağının arasındadır, bu nedenle en büyük ceza o ortamdan men edilmektir. Bir defansına bağımlı kalan o ortamda kalabilmek icin her beklentiyi yerine getitecektir, çünkü başka çaresi yoktur.

Bu tür güvence ortamı güvencenin suistimal edildiği ortamdır. Asıl güvence kendine duyabileceği güvencedir, kendini feda ederce derecede boyun eğmek değil, hayatın getirdiği tüm başedilmesi gereken şeylerin üstesinden gelebileceği yetisine sahip olan bir güvence. O küçük yaştan beri mücadele etmeyi öğrenmiş ve yeterince o sorunların üstesinden gelebileceği kanıya sahip bir güvence. O birçok şeyi denediği anda o şeyler yanlış gitse bile sığınabileceği, şartlar ne gösterirse göstersin başını sokabilecegi bir yerin olduğu güvenceye sahip olmalıdır. Çocuk yaşta anne-babadan, kendi ayaklarının üstüne durduğu andan ihtibaren devletten bu güvenceyi bekleyecektir. Bu güvence onu baglamaz, sadece sağlıklı bir hayat sürdürmesi için şarttır. Iplerin koptuğu anda ona destek çıkacak alt yapının olması gereklidir.

Özgüvenini oluşmasında anne-baba kadar da yürürlükte ilan devlet politikası etken olur. Bir fertin devletten bekleyeceği şey, kurumlarının keyfi hareket etmemesidir. O mal ve mülk sahibi olduğunda varlığına keyfi nedenlerden dolayı el konulmaması, yasa önünde hakkını savunabilecegi güvenceye sahip olmasıdır. Yasaların keyfi nedenlerden dolayı değiştirilip belli bir kesime yarar sağlamaması gerektiği güvenceye sahip olması gerekiyor ki kendisi de birşeyler yapmak için özveri ile uğraşsın. Bugün yaptığı şeyi yarın kaybedeceğini bilen biri herhangi bir girişimde bulunmaz. Zaten kaybedeceği şey için neden uğraşsın ki? Aynı şekilde medyanın da onu tarafsız haberlendirdiği kanısında olmalıdır ki güvencesi tam olsun. Gaye yarışa çıkanların aşağı yukarı aynı şartlara sahip olduğu güvencesini vermektir. Böyle bir toplumda gelişme kaydedilir, belli bir kesime dahil olunduğunda fayda sağlayacağını bilmek o sistemi içten içe kemiriyor olur. O sistem içten kendini rüşvete alıştırmış olur, o sisteme dahil olanlar da birşeye ulaşmak için en kısa yolu sececeklerdir. Uzun vadede böyle güven sağlayamayan sistemlerde fazla gelişme kaydedilemez.

sonsuzAgora

Yorumlar

  • Güzel yazı. Tespitler çok yerinde. Fakat korkunun da bazı konularda gerekli olduğu kanaatindeyim. Daha doğrusu her ne kadar güvense de sisteme ya da kendine korku faktörü yok olmuyor olmaması da gerekiyor. Körü körüne güven dediğin gibi kişileri hem bağımlı hem de gelişmeye kapalı hale getiriyor. Korkunun tetikleyici unsurlarını da göz ardı etmemek gerekiyor.

  • Kasım 2021 düzenlendi

    Korku genetiktir ve yeri amygdala denilen beyinde bir bölge. Korkuyu belli bir amac icin kullanmak ise baska birseydir. Yukarda anlatmak istedigim sey kullanmak ve kullanilmak üzere idi.

    sonsuz
  • Aslında korku duygusu iki türlüdür. Genetik ve amigdala da olan gerçek korkudur. Yani bedensel korku. Bir de zihinsel olan bir türü vardır. Öğrenilmiş korku. Bu aslında türkçede daha çok kaygı duygusuna yakındır. Mesela diş doktoru korkusu, mesela topluluk önünde konuşma korkusu, sevilmeme korkusu, onaylanmama korkusu gibi şeyler gerçek korku değildir. Gerçek korku duygusunu uyandıran kaygı, yani zihinsel duygulardır.

    Yazındaki öncelik yani sistemin bizi kullanma şekli gerçek korkuya dayanmaz. Zihinsel korkuya yani kaygıya dayanır. Aç kalma korkusu, aldatılma korkusu, evsiz kalma korkusu, yalnız kalma korkusu gibi şeyler yükler bize sistem.

  • Kaygı ile korkunun arasında fark var. Korku ister öğrenilmiş olsun ister genetik, kişiyi tahrip edicidir veya öyle algılanır. Karşılığı ise savunma veya kaçma mekanizmasıdır.

    Bilinmeyen birşeyin sonucu insanı kaygılandırır, yani kaygının kaynağı belirsizliktir. Belirsizlik kalktığı zaman kaygı da ortadan kalkar. Korkunun kaynağı korku anında bilinmez, vücut algılar daha sonra akıl ona kılıf uydurur.

  • Yani yazındaki güveni sağlamak için kaygı kullanıyor o zaman.

    Bir de korku tahrip edici olarak algılanmaz tıbben. Aslında yaşama dürtümüzün bir sonucudur ve yararlıdır da. Korku eksikliği patolojik olarak tanımlanır örneğin. Korkunun belirli bir düzeyde olması gerekir zaten yaşayabilmemiz için. Ama kaygının olması şart değildir yaşamsal açıdan.

    sonsuz
  • Her ne kadar belirsizlik yaratıp onu sadece sizin çözebildiğinizi karşıdakine asilayabilisen, o kadar karşıdakini kendi yarından bağımlı kılarsın. Burada amaç bağımlı kılmaktır ve her bağımsız olma çabası korku yaratmalidir. İnsanlar yalnız kalmaktan korktukları için bağımlı kalırlar.

    sonsuz
Yorum yapmak içinOturum Açın yada Kayıt Olun .