Skip to content

Evlilik evcilleştirir

İnsanoğlu, cinselliğin gücünden yani şehvetten tarih boyunca ürkmüştür.

Bunun dizginlenmesi amaçlı tek eşliliğe yatay bir geçiş yapma sözleşmesi yani evlilik zorunluluk haline getirilmiş, yasalar ve din de bu kurguyu tamamlamıştır.

İnsanoğlu, evlilikler ile şehveti ehlileştirme amacı güder, bunun sevgi kutbuna insanları yaklaştırması planlanmıştır, insanoğlu içindeki ‘’şehvetsiz sevgi’’ amacına yönlendirilir, tıpkı annesine, kız kardeşine hissettiği türden bir sevgi. Zira bu insana dinginlik verir ve bu kabul noktalarını esneterek insanın daha iyi bir köle olmasını sağlar.

Zira şehvet insana yön veren, insanı yönelten, insana amaç veren en büyük itici güçtür.
İnsan şehvetten korkutulur ki, sevgi fetişzmine çabucak entegre edilebilsin.

Sanat, bu sebeple şehvetin yanında yer alır.

Şehvete karşı, sevgiyi savunmak ve onu aşkla aynı kalıba indirgemek zamanımızın en büyük yanılgısıdır.

Tek eşliliğin sözleşmeye dökülmesi yani evlilik, başlı başına doğanın canlı türlerine yüklediği her türlü mücadeleye ters etki yapar ve evrimin tersine çalışmasına neden olur.

İnsanları, riske girmekten, gelişmekten alıkoyar, elinin altında sürekli çiftleşebileceği bir bireyin yasalarla yanımıza konulması asıl hapishane hayatıdır, köleliğinizin imzasının bir canlının üzerine atılmasıdır.

Sahip oldukları insana sahip olmaya başlar tarihsel materyalizm doktrinine göre, özel mülkiyet köleler yaratır, evlilikte insanlar arası bölgeler, sınırlar, zorunluluklar, sorumluluklar ve aidiyetler yaratılmasının belgelenmesidir.

Keza zembille inmeyen bu olayı bizler icat ettiğimize göre, acaba toplum baskısı olmasa evlilikler son bulur muydu?

sonsuz
Yorum yapmak içinOturum Açın yada Kayıt Olun .