Skip to content

Estetik nedir?

Önce basit tanımına bakalım:

Estetik, değer teorisi ya da aksiyoloji adı verilen felsefenin bir dalıdır. Duygu ve beğeninin yargılanması olarak da geçen duyusal-duygusal değerleri inceler. Sanat felsefesi ile yakından ilişkilidir.

Güzel olan ve güzellik hakkında ya da güzelllik değeri ve güzellik yargısı felsefe tarihinde her zaman değerlendirmeler söz konusudur. Bu bağlamda hemen her felsefe eğiliminin açık ya da örtük olarak estetik bir bölümü de olduğu söylenebilir.

Bu açıdan bakıldığında estetiğin evrensel olup olmadığı, kişiden kişiye değişen bölümlerini nelerin etkilediği veya size estetik gelen şeylerin neler olduğu konusunda bu başlık altında konuşalım.

sonsuzBilişim

En İyi Cevaplar

  • Türklerin neden herseyi "evrensellestirmeye" calistiklarini anlamiyorum. Evrensellik "Ben böyle düsünüyorum, o halde herkes ayni düsünmelidir." yanilgisidir. Böyle birseyin oldugunu zannetmiyorum, hem baskasina nasil düsünecegini veya hangi degerlerini benimseyecegini diretmek bence yanlis.
    Senin söyledigin gibi estetik ile deger yargilar birbirine cok yakindir. Deger yargiyi edinirken estetigin önem tasidigi kanisindayim. Iki-üc cisim arasindan birseyi secmek icin estetige basvurulur. "Güzel" olani degerlidir, en azindan öyle zannederiz. Bazi bilim insanlarina cok aradigi bir problemin cözümü aniden gelebilir. Bu cözümlerin dogru mu yanlis mi oldugunu hisseder ama katiyetten bilemez. Bu hisler de zaten estetikseldir. Cözümün kendi icinde bir tutarliligi, bir güzelligi varsa hissimizin ne kadar dogru oldugunu zannederiz.
    Resimlerdeki güzellik ögrenilmis güzelliktir, cünkü o güzelligi kendisini resim konusunda egitmis kisiler algiyacaktir. Egitimsizler o güzelligi fark edemezler. Kitaplardaki güzelligi de cok kitap okuyan kavrayabilir....

    kargasonsuzAgoraBilişim
  • Cevap ✓

    Bu sadece Türklere özgü bir konu değil. Yani sanat eserleri veya bir çok konuda estetik anlayışı evrensel olup olmama yarışına girer. Atıyorum Leonardo Da Vinci nin eserleri evrensel estetiğe sahiptir. Veya yunan yapıtları. Bunların evrensel estetikte olmalarının sebebi kullandıkları altın oran ölçüleri kullanmalıdır.

    sonsuzBilişim
  • Cevap ✓

    Bugün geçerli olan estetik anlayışı eski Yunan estetik anlayışının devamıdır. İnsanoğlunu binlerce yıl etkileyen estetik kavramlar oluşmasının en büyük nedeni onlardır. Bir Milo Venüs’ü, bir Afrodit heykeli, Hermes, Apollon heykelleri insanlarda ilk estetik duyuların uyanmasına neden olmuştur.

    Güzel kadın Milo Venüsü’ne benzemeli, güzel erkek te Apollon’a. Başka kültürlerin hiçbiri insan oğlundaki estetik duyularını bu kadar kökten etkılememiştir. Ne piramitlerdeki resimler, ne İran, Hint ve Çin minyatürleri ve heykelleri insanoğlunun belleğinde, gelecek nesillere taşıyacağı estetik duyusuna ait izler bırakmamıştır.

    Zaman zaman bu estetik anlayışına karşı çıkanlar da olmuştur. Örneğin Boccaccio, bundan yüzyıllar öncesi şöyle söylemiş: İnsanların her zaman güzel şeylere gereksinimi yoktur. Bazan aşağılık şeyler de yapmak isterler, ahlaksız hikayeler anlatmak, küfretmek, argo kullanmak gibi. Ve Boccacio bildiğiniz gibi, o güne dek tabu sayılan cinsel öykülerini bu tez üzerine oturtmuş ve Decameron Geceleri adlı ünlü kitabında derlemiştir.

    Özellikle son yüzyilda epey alternatif estetik anlayışları sunuldu. Geçen yüzyılın başlarında Fransa’da bir dizi heykeltraş, daha toplu kadınları model olarak kullandı. Kolombiya’lı sanatçı Botero, alabildiğine şişman insanların resimlerini ve heykellerini yaptı.

    Bunların etkileri görülmeye başlandı. Artık güzel kadın deyince ince belli olması beklenmiyor. Hatta itici bile sayılıyor. Bir dereceye kadar kalınca belli kadın güzel sayılıyor. Yine de klasik güzellik anlayışı geçerliliğini korumakta. Erkekler eş seçerken bu klasik güzel kadın imajını arar. Kızlar da aynı şekilde...

    Yeni bir ekol yaratma iddiasında olan Hint sinemasının dilberleri, Hint kadınının güzelliğini sergilemek yerine, hep bu klasik güzel görüntüsünü taklit ederler. Gözlerine de ya mavi, ya da yeşil lens takarlar. Dış görünümleri ise Hintliden cok Avrupalıdır.

    Benzeri durum Afrika ülkeleri ve öteki Zenciler için de geçerlidir. Afrika’lı kadın beyaz olmanın yollarını arıyor. Bir Michael Jackson’ın beyaz olmak için harcadığı olağan üstü çabayı küçümsemeyin. Bir siyah için bir tutkudur beyaz olmak.

    Estetik deyince de insan neslinin estetik cinsi akla gelir; Kadın. Bir ulusun, bir ırkın gelişmişliğini kadınlarına bakarak ölçebilirsiniz. Güzellik zekayı da beraberinde taşır. Güzeli güzel yapan onun beynidir. Ne yaparsanız yapın, beyin özürlü bir insanı güzelleştiremezsiniz. Oysa zeki insanlar çirkin bile olsalar, bir kaç nesil sonra güzelleşirler. Bakmayın siz aptal sarışın fıkralarına. Onlar yalnızca fıkra tiplemesi, gerçek değil.

    kargaBilişim
  • @karga Avrupa değerlerin evrensel olup olmadığı hiç kimsenin umurunda değil. Ve haklılar da. Önemli olan şey güzel bulunan şeyin ikna olucu olması. Eğer güzel bulduğun şey anlatabiliyor ve karşı tarafı da ikna edebiliyorsan, her şey yolunda demektir.
    Leonardo da Vinci'nin yapılarının evrensel olduğunu söyleyebilmek için ilk önce evrensel değerlerin ne olduğunu söylemek lazım. Bu da lüzumsuz uğraşı.

    kargaBilişim
  • @sonsuz estetiğin tarihsel boyutu var. Kendisini o konuda geliştirmemiş biri ne Leonardo da Vinci'nin yapıtından anlar, ne de başkalarından. Ama yine de her insanın beğenisi değişiktir, çünkü onların kendi hikayesi de degisiktir.

    AgorakargaBilişim
  • Cevap ✓

    Güzellik yarışmaları salt somut güzellik yarışmaları değildir. Bu yarışların arkasında yatan gizli soyut gerekçe, ırkların ve ulusların barışçıl boy ölçüşmesidir. Güzel kadın, ırkının güzelliğini zekasını ve gelişmişliğini temsil eder. Tıpkı spor karşılaşmalarının salt somut spor yarışması olmadığı gibi.

    Bir ülkenin gelişmişliğini ve gelişme potansiyelini ölçmenin en garantili, şaşmaz ve sağlam ölçüsü o ülkenin kadınlarının güzelliğini ve spor alanındaki başarılarını ölçmektir. Özellikle de kadın sporcuları... Çünkü gelecek nesiller onların eseri olacaktır. Geri kalmış ülkelerin kadınları da çok güzel olabilir ve onlar da sporda başarı kazanabilirler. Bu onların potansiyel gelişme yeteneklerinin göstergesidir. Tıpkı cumhuriyetin ilk yıllarında Türk kadınının dünya güzeli seçilmesi gibi...

    Çağdaş estetik anlayışına en büyük darbeyi, günümüzde Amerikalılar vurmaktadır. Bu darbe bir devrim değil, evrim şeklinde geliştiğinden çarpıcı etkisi henüz görülmedi. Kanımca hiç bir zaman çarpıcı etkisi olmayacak, yavaş ve yumuşak bir geçiş olacak. Elli yıl önce başlayan çalışmalar ciddi sonuçlar vermeye başladı, bir elli yıla kalmaz yepyeni bir estetik anlayışına sahip olabiliriz.

    Bu yeni güzel bir melez. Hem beyaz, hem sarı, hem siyah, hem her şey, hem hiç bir şey. Bu yeni güzel ne Çinli, ne Amerikalı, ne Fransız, ne Rus, ne Afrikalı. Bu yeni güzel hem Çinli hem Amerikalı, hem Fransız, hem Rus, hem Afrikalı.

    Yeni güzel çok güzel değil, sıradan biri. Onda bir Alman ya da Tirol kadınının insanın içini ürperten muhteşem bacaklarını, bir Japon kadınının dokunmaya kıyamayacağınız kusursuz sırtını, bir Vietnam kadınının kelebek kadar zarif ellerini ve ayaklarını, bir Hollanda kadınının “gel beni öp” diyen güzel omuzlarını, bir Türk kadınının yürek çarptıran harikulade göğüslerini, ya da bir İbo kadınının bir metre önden giden rehber göğüslerini, bir İngiliz kadınının oya gibi işlenmiş zarif yüzünü ve duru cildini, bir İran kadınının derin ve anlamlı bakışlarını, bir Fin kadınının sarı saçlarını, bir Rus kadınının masmavi gözlerini, bir Tayland kadınının kuğu boynunu, bir Tunus kadınının öpülesi dudaklarını ve bir Biafralı kadının havada kanatsız duran kalçalarını bulamazsınız.

    Yeni güzel bir tanrıça değil, kanatsız peri değil, rüyaların kadını değil. Yeni güzel olağan üstü güzel de değil, sıradan biri. Ama onda bir İtalyan kadınının egoizmini, bir Arap kadınının mutsuzluğunu, bir Afgan kadınının umutsuzluğunu, bir Maori kadınının sefaletini, bir Darfur kadınının zavallılığını, boyunsuz bir Güney Amerika kadınını, bir Çinli kadının edilgenliğini, bir Moğol kadının düşük omuzlarını, bir Mısırlı kadının kişiliksizliğini de göremezsiniz.

    O bir tanrıça değilse de onda bir Yunan kadınının içi gülen ışıltılı gözlerini, bir Yahudi kadınının öz güvenini, bir İskandinav kadınının bağımsızlığını, bir Latin kadınının albenisini, bir Zenci kadının hayat fışkıran derisini, bir İsviçre kadınının ciddiyetini, bir Çingene kadınının boş vermişliğini, bir İrlanda kadınının yaşama sevincini ve bir Anadolu kadınının paylaşımcılığını bulabilirsiniz.

    Bu yeni güzelin adı “Gelecek”.

    Not: Bu vesileyle Türk kadınlarına sitem etmeden geçemem. Henüz yeni yetme yaşındayken Türk kızları güzel göğüslerini saklayacağım diye kambur durmaktan, daha 20 sine varmadan kambur oluyorlar. Ben kadın olsaydım onları saklamak yerine kimbilir kaç erkeğin gözünü kör etmiştim... Analar babalar, kızlarınızı yanlış eğitmeyin lütfen. Bırakın doğanın onlara lütfettiği bu muhteşem abide ile gurur duysunlar.

    kargaBilişimAgora
  • Cevap ✓

    Ben bir estetim. Güzel şeyleri severim, elimde degil. Bundan dolayı suçluluk duymuyorum. Aksine estet olduğum için memnunum. Etrafımda güzel şeyler, güzel insanlar olsun isterim. Baktığım tablo, okuduğum roman, izlediğim film, dinlediğim müzik, yürüdüğüm yol, oturduğum ev, sevdiğim kadın, çocuklarım güzel olsun isterim. Ve istediklerim hep oldu. Etrafım hep güzel şeylerle sarılı.

    Bana kalırsa estetik kavramı maddenin özünde, hatta atom çekirdeğinin tözünde vardır. Ve madde, koşulların elverişli olduğu her fırsatta kendini güzelleştirir. Zira güzellik tanrısal bir veridir, doğanın özünde saklıdır ve maddenin bizzat içinde mevcuttur.

    Bu nedenle bir kara çalı güzel bir güle dönüşür.
    Bu nedenle bir su damlası altıgen bir kristal haline gelip kar olarak yağar.
    Bu nedenle kristaller, elmaslar oluşur.
    Bu nedenle kelebek kanatları böyle güzel olur.
    Bu nedenle kuşlar dans ederek flört ederler.
    Bu nedenle sekiz oktava ulaşan seslerden oluşan müzikleri dinleriz.
    Bu nedenle dans ederiz.
    Bu nedenle şiir yazarız.
    Bu nedenle resim yaparız.
    Bu nedenle güzel konuşmaya çalışırız.

    Ne var ki hastalıklı toplumlarda ve hasta ruhlu kişiliklerde güzelliğin yerini çirkinlik alır. Güzel insanların yerini kara sakal, güzel giyimin yerini kara çarşaf, güzel müziğin yerini arabesk, güzel dansın yerini göbek havası, güzel konuşmanın yerini küfür, güzel yazmanın yerini argo alır. Böyle toplumlarda artık estetik ve kültürel hiç bir şey bulamazsınız. O toplum tanrıya inandiğini sansa da bu tür estetik dışı davranışıyla tanrısına ya da doğasına küfretmektedir. O toplum bir politik görüşe sahip olduğuna inansa da, kaybetmeye mahkumdur. O toplum doğaya ters düşmüştür, şu ya da bu şekilde yok olmak ya da şekil değiştirmek zorundadır.

    Güzellik ne kadar tanrısal ise, çirkinlik te o kadar şeytansıdır. Bu sağlıksız durum doğaya terstir ve düzeltilmesi gerekir. Bir estetin kimseye zararı dokunmaz, aksine faydası dokunur. Ama çirkinliğin zararı herkese ve tüm insanlığa dokunur. Tedavi edilmesi gerekir.

    Günün birinde eğer “neden yaşıyorum?” sorusunu yanıtlayabilirseniz, bu aynı zamanda “estetik nedir?” sorusunun da yanıtı olabilir.

    Hay Allah, bu yazıyı yazarken neden kadınları bu kadar çok sevdiğimi anladım. Estetikler de ondan! Neyse öğrenmenin yaşı yokmuş.

    Kıssadan hisse: Güzele bakmak sevaptır.

    kargaBilişimAgora
  • Cevap ✓

    Estetik aslında sadece baktım gözüme güzel geldi değildir bu arada. Bir kaç tanımını bırakıyorum. Bilim ve felsefe olarak da geçiyor. O yüzden evrensellik arıyoruz yoksa evrenselliği kafamıza taktığımızdan değil. Nasıl ki bir fizik teorisi evrensellik içeriyorsa her ülkede aynı kabulü görüyorsa estetik için de aynı şeyler geçerli. Güzel bulmak değil sadece konu.

    Örneğin sözlük anlamı: sanatsal yaratıcılığın, sanatta ve yaşamda güzel ve güzellik denen kavramın bilimi, güzeli araştıran bilim dalı.

    Wikipedia tanımı : Güzel duyu, bedii ya da estetik sanatla, güzellikle ve zevkle ilgilenen felsefe dalıdır. Estetik, eski Yunanca aisthesis sözcüğünden gelmektedir. Anlamı; duymak, algılamak demektir. Güzelliğin oluşturulması ve değerlendirilmesiyle ilgilenir

    BilişimAgora
  • @sonsuz güzellik yarışmaları firmaların uydurduğu bir yarıştır, amaçları belli: o güzel seçilen yüzlerle daha fazla ürün satmak.

    Sporda da ülkeler yarışıyor denebilir. Eski doğu blog bu görüşteydi. Atletlerine doping yaparak birinci olmalarını sağlamaya çalıştı, bu da onların gücünü gösterecekti. Ama hiç öyle olmadı.

    Güzellik kadınların çekiciliğinde hiç değil, kadınların güzel olması onların daha sağlıklı çocuk dünyaya gitirebileceği sinyalini vermekte yatıyor. Kusursuz güzelliğe sahip bir kadın soğuk olursa, ona zihin güzelliğini ekleyemezse o fiziksel güzellik bir anda sönüyor.

    kargaBilişim
  • Aralık 2021 düzenlendi Cevap ✓

    @sonsuz

    Güzellik ne kadar tanrısal ise, çirkinlik te o kadar şeytansıdır. Bu sağlıksız durum doğaya terstir ve düzeltilmesi gerekir.

    Doğanın güzellik/çirkinlikle hiç alakası yoktur, doğayı ilgilendirmez de. Doğada güzelliği ve çirkinliği biz görürüz. Senin düzeltmek istediğin şey, herkesin senin düşüncene benzemesini istemen oluyor. Buna da faşizm deniyor. Çünkü onlar da (komünistler de) güzelin ne olduğunu belirlemek istemişlerdi, ama iflas ettiler.

    karga
  • Örneğin sözlük anlamı: sanatsal yaratıcılığın, sanatta ve yaşamda güzel ve güzellik denen kavramın bilimi, güzeli araştıran bilim dalı.

    Estetiğin bilim olduğu koskoca bir yalandır. Onu bilimsel yapmak ona pranga vurmakla aynıdır. Bunu hiç bir sanatçı kabul edemez. Estetik bilimsel olmadığı için evrensel de olamaz. Olmamalıdır da. Estetik değişik güzellik algılayışından feyz alır. Buna gereksinim de duyar.

    Wikipedia tanımı : Güzel duyu, bedii ya da estetik sanatla, güzellikle ve zevkle ilgilenen felsefe dalıdır. Estetik, eski Yunanca aisthesis sözcüğünden gelmektedir. Anlamı; duymak, algılamak demektir. Güzelliğin oluşturulması ve değerlendirilmesiyle ilgilenir

    Bu Wikipedia tanımı daha uygun olanıdır. Algılamak kendini geliştirmekle olur. Ne kadar kendini geliştirirken o kadar detayları algılama şansı bulursun. Normalde algıladığın/anladığın şey de güzeldir. Karmaşık bir resmin önünde duruyorsun ve aniden ressamın ne demek istediği şimşek çakarcaşına bilincinde beliriyor. İşte bu güzeldir.

    kargasonsuzBilişim
  • Cevap ✓

    Doğanın güzellik/çirkinlikle hiç alakası yoktur, doğayı ilgilendirmez de.

    Aslında neden olmasın. Doğadaki bir çok şey belirli uyum içindedir. Bu onun güzelliğidir. Yani kendi için de güzelliği. Dışardan bakandan bağımsız bir uyum vardır. Fibanoicci sayıları, pi sayısı, altın oran vs biz görsek de görmesek de orada vardır. Bu doğanın kendi içindedir.

    kargasonsuzBilişim
  • Cevap ✓

    Sanat değil ama estetik neden bilim olmasın? Belli standartlar getirirsen elbette bilim olabilir. Doğadaki bitki ve hayvanlara baktığında hangisinin estetik göründüğünün ölçütleri vardır. Veya oranları belirlenmiş şeyleri estetik kabul etmek aslında ölçüm işine giriyor.

    Atıyorum çok basit bir örnek. Parmak uzunlukları belirli bir standarttadır. Birinin diğerlerinden iki kat uzun olması estetik gelmez bize. Sadece bize değil doğa açısından da işlevsiz veya kullanışsız olacağı gibi sorunlara da neden olabilir. Örneğin bir şeyleri tutmak daha zorlaşabilir. Bu açıdan normlar oluşturulursa düzenli bilgi gibi gözlem , değerlendirme ve ölçümlerle de genellemeler yapılabilir ki bu da estetiği bilim alanına sokabilir.

    Burada estetik derken kişiye göre değişen veya sadece sanat alanlarını ilgilendiren şeylerden bahsetmiyoruz elbette. @Agora güzel yazmış bence. Bir bilgisayar programının bile estetiği olabilir bir makinenin arabanın veya robotun da.

    AgorasonsuzBilişim
  • Aralık 2021 düzenlendi Cevap ✓

    @sonsuz doğa sadece vardır, ona güzelliği biz yüklüyoruz. Doğa olduğu gibidir, biz onu anlamaya çalışıyoruz. Genelde senin söylediğin bağlantıları bulduğumuzda biz "güzel" diyoruz, çünkü bu belli bir çabanın ardından gerçekleşir. Ama o güzellik doğanın umurunda bile değildir. Senin bakış açın anthropomorphic.

    kargasonsuzBilişim
  • @karga

    Sanat değil ama estetik neden bilim olmasın? Belli standartlar getirirsen elbette bilim olabilir.

    Bilim olamaz, çünkü bilim tekrarlanabilir şeylerden ibarettir. Mesela innovasyon bilim değildir, çünkü bir kerelik olgular bilim sayılmaz.

    Ha sen şimdi güzel bir bina yapabilirsin, buna tekrarlanır diyebilirsin, ama iş tam öyle değil. Sen güzeli yapmış olmuyorsun, sen bir binayı yapıyorsun ve bunu birileri güzel buluyor. Burada "buluyor" kelimesi çok önemlidir.

    Hiç bir sanatçı neyi güzel bulacağını başkasından dinlemek istemez. Bazen şu an algılayamadığımız şeyler 100 yıl sonra insanlara güzel gözükebilir, mesela Schopenhauer ve Nietzsche yaşarken çok az kitap satmıştır, şimdi felsefede en çok satılan kitap listesindeler.

    kargasonsuzAgoraBilişim
  • Cevap ✓

    Bilim olamaz, çünkü bilim tekrarlanabilir şeylerden ibarettir.

    İşte onu diyorum tekrarlanabilir ölçülebilir hale getirebilirsin. Örneğin bir daire tekrarlanabilir bir şekildir. Ve bunu estetik olarak kabul edersen ölçümü de yapılabilir. Dolayısı ile elips veya yamuk yumuk olanları estetik bulmazsın. (burada kişiden bağımsız kabul ediyoruz çünkü estetiğin standartları vardır o yüzden sanat gibi değildir diyorum.)

    Ya da bir tavuk yumurtasını estetik kabul edersin ve bunun da ölçümleri standartları vardır. Estetiği baz alacak ölçümler olduğu sürece tekrarlanabilir de olacaktır.

    sonsuzAgoraBilişim
  • @karga kendimden örnek vereyim: benim neyi güzel bulacağıma hiç kimse karar veremez, ne kadar o umduğun değerler bulunsa bile. Benim kendim olma özgürlüğüm bana ait.

    karga
  • Aralık 2021 düzenlendi Cevap ✓

    Mevzu güzellik çirkinlik olunca haklısın. Herkesin düşüncesi , beğenisi farklı ve öznel olur. Ama işte estetik denilen şey bunun standart hale getiren bazı evrensel parametreler oluşturan bir dal. Yani o yüzden konuşuyoruz bu konuyu. Yoksa güzel eşittir estetik olsa böyle bir kavrama ihtiyaç duyulmaz.

    sonsuzBilişim
  • Aralık 2021 düzenlendi Cevap ✓

    @karga sevgiyi betimleyebilir misin? Veya onu normlaştırabilir misin? Hiç zannetmiyorum. Ama estetik öğrenilebilir, bu sınıflardaki ders geçmeye benzemez, bu deneyimle kazanılan bir olgudur. Matematiğin güzelliğini matematikten anlayan anlar, veya klasik müziğin iyi olup olmadığını klasik müziği dinleyen anlar. Acemi birsey anlamaz. O yüzden daha önceleri de söylediğim gibi güzelliği görmek için o şeyi anlamak gerekiyor. Anlamsız şey güzel olamaz.
    Sen buna standart getirmek istiyorsun. Nedeni nedir? Neden herkesin aynı düşünmesi konusunda ısrarcısin? Bir sorum daha olacak. Sen Hegelci misin?

    kargasonsuzBilişimAgora
  • Cevap ✓

    Sevgiyi elbette betimleyebiliriz belirli standartlara da sokarız. Örneğin sevgi de aktif ilgi olmalı, saygı olmalı, şefkat olmalı vs... Herkes sevgiyi standartsız yaşarsa adam karısını döver , çocuğunu döver (hatta yeni bir haber var 3 aylık çocuğunu dövdüğü için öldüren bir babanın haberi) sonra da benim sevgi anlayışım böyle der. Olabilir mi böyle birşey? Olamaz...

    Acemi bir şey anlamıyor diye yapılan şeyler estetiğini kaybetmez ki... O aceminin sorunu. Zaten bu yüzden standart hale getiriyoruz. Ölçülebilir hale getiriyoruz. Ona bakarsan fizikten anlamayan da formüllerin, teorilerin güzelliğini anlayamaz. Bu onları bilim yapmaz mı o zaman?

    Anlamak gerekiyor ayrı konu buna katılıyorum. Ama anlamıyorlar diye de güzelliğini (aslında konu güzellik değil) yitirmez o şeyler.

    Son olarak hegeli seviyorum ama hegelci değilim. Diyalektik materyalistim.

    sonsuzBilişimAgora
  • Cevap ✓

    Mesela şu formülün estetiğine bakın... Matematik bilmeyen belki anlamaz bunun estetiğini belki de hisseder bilemiyorum. Ben iliklerime kadar hissediyorum. :)

    sonsuzBilişimAgora
  • Son olarak hegeli seviyorum ama hegelci değilim. Diyalektik materyalistim.

    Böyle birşeyi tahmin etmiştim zaten. Devletçi bir tutumun var, tam Hegel vari. Sen "güzel standartı yapalım" diyorsun. O zaman ne diyeyim: yap da görelim. :-)

  • Şimdi sen o Euklid formülünün neden güzel olduğundan başla...

  • Aralık 2021 düzenlendi Cevap ✓

    Devletçi sayılmam aksine anti devletçiyim. Milliyetçi, devletçi, merkezci, tutucu da değilim. Hegeli sevme sebebim idealizmin boktanlığına diyalektik getirmesi. Yani düşünceleri bazı şeylere ışık tuttu ama doğru değildi. Tıpkı uzaydaki esirin varlığını ispat etmeye çalışan bilim adamları gibi. Savundukları şey yanlıştı ama bu görelilik teorisinin temeli oldu. (Yanlış düşünceleri yani)

    Güzel standartı değil. Israrla estetik ile güzelliği aynı potada eritmeye çalışıyorsun ama ımm nasıl desem bu düşünce ile felsefe aynı şeydir demeye veya düşünce ile bilim aynı şeydir demeye benziyor benim için. Ki katılmıyorum hiç birine.

    Ben mesela diyorum ki bilim böyle böyle yapılır, düşünce de içerir. Sen ısrarla düşünce bilim olamaz diyorsun. Benim bahsettiğim şey zaten bilim ama, düşünce değil. (örnekleme açısından bunu verdim)

    Euler formülünü güzel bulmuyorum, estetik buluyorum. (ki konumuz bu zaten güzellik değil başından beri)

    sonsuzAgora
  • Türkçesi, Google amca sagolsun:

    Estetik kelimenin tam anlamıyla şu anlama gelir: algı veya duyusal görme teorisi. Baktığımızda duyularımızı harekete geçiren her şey estetiktir: güzel, çirkin, hoş ve nahoş. Sadece güzel şeylerle ilgilenen bir öğretiye kalistik denir.

    Gündelik dilde, estetik ifadesi günümüzde genellikle güzel, zevkli veya çekici ile eşanlamlı olarak kullanılmaktadır. Güzel ve estetik şeylere özel önem veren kişiye estet veya ince ruh denir.

    Bilimde bu terim, insanların bir şeyi güzellik açısından nasıl değerlendirdiğini etkileyen özellikleri daha dar bir anlamda tanımlar. Daha geniş anlamda estetik, bir şeyin bizi nasıl etkilediğini etkileyen özellikleri ifade eder.[1]

    Felsefede bu kelime genellikle farklı şekilde kullanılır. Estetik, ya genel olarak (sadece sanatın değil) duyusal algı teorisini ya da felsefi (veya belki de sosyolojik) bir sanat veya tasarım teorisini tanımlar. Bazı (özellikle Immanuel Kant'ın izinden giden) görüşlere göre, belirli özellikler nedeniyle nesneye bağlanan “güzel” ve “çirkin” gibi tamamen öznel kategoriler estetik değerlendirmeler için belirleyici değildir. Aksine, belirleyici faktör, duygusallık veya anlamlılık tarzıdır. Diğer (semiyotik) estetik teoriler, özellikle ikincisinin yalnızca belirli işaret sistemleri çerçevesinde anlaşılabileceğini vurgular. Özellikle ampirik çalışmalarda (örneğin deneysel estetikte), aynı zamanda bazı felsefi teorilerde, günlük dilde olduğu gibi, estetikten, estetik yargıların nasıl yapıldığını inceleyen bir bilim veya güzellik (ve dolayısıyla çirkinlik) teorisi olarak konuşulur. Anglo-Sakson dünyasında, estetik bazen bu anlamda daha güçlü bir şekilde anlaşılır. Özellikle son zamanlardaki bazı yaklaşımlar, her iki yönü de bir araya getirmeye çalışır.

    https://de.m.wikipedia.org/wiki/Estetik

  • Aralık 2021 düzenlendi Cevap ✓

    estetik yargıların nasıl yapıldığını inceleyen bir bilim

    Burada "estetik yargilarin nasil yapildigini inceleyen bilim" diyor. Yani bilim üzerine birsey söylemiyor, estetik yargilar üzerine birseyler söylemeye calisiyor. Ayni Kant'in Ästhetisches Urteil gibi, Kant söyle diyor (Almancadan tercüme):

    Kant, estetiğin eleştirel temelinde, estetik yargıların geçerlilik iddiasını inceler. Güzel şov tadı hakkında estetik yargılarda bulunabilenler. Beğeni yargıları öznel ve bireysel bir durumla, bir manzarayla, bir sanat eseriyle ilgili ampiriktir: "Beğenme yargısı, bu nedenle bilişsel bir yargı değil, dolayısıyla mantıksal değil, estetiktir, bununla kişinin belirleyici faktörü hiçbir şey olamayacağını anladığı estetiktir. subjektif olandan başka." [3]

    https://de.wikipedia.org/wiki/Kritik_der_Urteilskraft

    Türkcesinden birsey anlasilmiyor, Almanca bilenler icin orijinali:

    In seiner kritischen Begründung der Ästhetik untersucht Kant den Geltungsanspruch ästhetischer Urteile. Wer zu ästhetischen Urteilen über das Schöne fähig sei, beweise Geschmack. Geschmacksurteile sind subjektiv und empirisch auf einen Einzelfall, eine Landschaft, ein Kunstwerk bezogen: „Das Geschmacksurteil ist also kein Erkenntnisurteil, mithin nicht logisch, sondern ästhetisch, worunter man dasjenige versteht, dessen Bestimmungsgrund nicht anders als subjektiv sein kann.“[3]

    sonsuz
  • Cevap ✓

    ‘Estetik’ sözcüğü etimolojik kökenini, Yunanca ‘duyum’, ‘algı’ anlamlarına gelen
    ‘aisthesis’ sözcüğünden alır. Estetik bu bağlamda felsefede duyum ya da algı teorisi
    anlamında da kullanılmıştır. İlk olarak Alexander Baumgarten ‘Aesthetica’ (1750) adlı
    yapıtında, estetiği duyum ya da algı bilgisi anlamında teknik bir terim olarak kullanmıştır.
    Algısal yetkinliğe dair bir öğreti olarak felsefi estetik, aynı zamanda güzelin ne olduğunu
    araştıran bir disiplindir, çünkü algıdaki yetkinlik ve tamamlanmışlığı oluşturan şey güzel
    olarak tanımlanabilir. Yine ünlü Alman filozofu Immanuel Kant, eleştirel felsefesinin ilk
    önemli yapıtı olan Salt Aklın Eleştirisi’nin Transendental Estetik bölümünde, estetiği duyum
    ve algı öğretisi anlamında kullanmıştır. Eleştirel felsefenin üçüncü temel yapıtı olan
    Yargıgücünün Eleştirisi’nde ise Kant, estetik sözcüğünü algısal yetkinlik yani güzel ve hoş
    olanın bilimi ya da öğretisi anlamlarında kullanmıştır.

    http://auzefkitap.istanbul.edu.tr/kitap/sosyoloji_lisans_ao/estetik.pdf

    Kaynak çok. Tanımlar hemen hemen aynı.

  • Aralık 2021 düzenlendi Cevap ✓

    Bir su sözlere bak:

    Estetik’ sözcüğü etimolojik kökenini, Yunanca ‘duyum’, ‘algı’ anlamlarına gelen ‘aisthesis’ sözcüğünden alır. Estetik bu bağlamda felsefede duyum ya da algı teorisi anlamında da kullanılmıştır.

    Ben de bir kac satir öncesi sunu yazmistim:

    Bu Wikipedia tanımı daha uygun olanıdır. Algılamak kendini geliştirmekle olur. Ne kadar kendini geliştirirken o kadar detayları algılama şansı bulursun. Normalde algıladığın/anladığın şey de güzeldir. Karmaşık bir resmin önünde duruyorsun ve aniden ressamın ne demek istediği şimşek çakarcaşına bilincinde beliriyor. İşte bu güzeldir.

    Senin savundugun su sözlerde

    aynı zamanda güzelin ne olduğunu araştıran bir disiplindir,

    ayrisiyoruz. Bu bir yanilgidir. Benden bu kadar.....

    sonsuz
  • Aralık 2021 düzenlendi Cevap ✓

    Evet sonuçta bunların hepsi filozofların veya bu işe hayatını veren kişilerin tanımları. Onların bile kendi arasında henüz tam oturmuş tanımları yok.

    Kimin göre güzelliği inceleyen disiplin, kimine göre öğreti kimine göre nitelik bilimi... Anlaşamıyor olmamız da güzel ayrıca. Böylece konuya her yönden bakabiliyoruz.

    [Silinen Kullanıcı]sonsuz
«1

Cevaplar

  • Konu dışı, şu kart oyununu ayrı bir başlık olarak açar mısın? Merak ettim.

    Agora
  • Aralık 2021 düzenlendi

    Euler formülünü güzel bulmuyorum, estetik buluyorum. (ki konumuz bu zaten güzellik değil başından beri)

    Eee başla işte, bir formül ver..........

  • Ästhetik bedeutet wörtlich: Lehre von der Wahrnehmung bzw. vom sinnlichen Anschauen. Ästhetisch ist demnach alles, was unsere Sinne bewegt, wenn wir es betrachten: Schönes, Hässliches, Angenehmes und Unangenehmes. Eine Lehre, die sich nur mit schönen Dingen beschäftigt, heißt Kallistik.

    Alltagssprachlich wird der Ausdruck ästhetisch heute häufig als Synonym für schön, geschmackvoll oder ansprechend verwendet. Jemand, der auf schöne und schöngeistige Dinge besonderen Wert legt, wird als Ästhet oder Feingeist bezeichnet.

    In der Wissenschaft bezeichnet der Begriff in einem engeren Sinne die Eigenschaften, die einen Einfluss darauf haben, wie Menschen etwas unter Schönheitsgesichtspunkten bewerten. In einem weiteren Sinn bezeichnet ästhetisch die Eigenschaften, die beeinflussen, wie etwas auf uns wirkt.[1]

    In der Philosophie wird das Wort oft abweichend gebraucht. Ästhetik bezeichnet dort entweder die Theorie der sinnlichen Wahrnehmung allgemein (nicht nur von Kunst) oder aber eine philosophische (oder etwa soziologische) Theorie von Kunst bzw. Design. Nach einigen (insbesondere Immanuel Kant folgenden) Auffassungen entscheiden über ästhetische Bewertungen nicht einfach rein subjektive Kategorien wie „schön“ und „hässlich“, die wegen bestimmter Eigenschaften dem Gegenstand beigelegt werden. Entscheidend sei vielmehr die Art und Weise der Sinnlichkeit oder Sinnhaftigkeit. Andere (semiotische) ästhetische Theorien betonen, dass gerade Letztere nur im Rahmen spezifischer Zeichensysteme verstehbar sei. Besonders in empirischen Studien (etwa in der experimentellen Ästhetik), aber auch in einigen philosophischen Theorien spricht man, wie im Alltagssprachgebrauch, von Ästhetik als Wissenschaft oder Theorie der Schönheit (und somit auch Hässlichkeit), die untersucht, wie ästhetische Urteile zustande kommen. Im angelsächsischen Raum wird aesthetics teilweise stärker in diesem Sinne verstanden. Einige, besonders jüngere, Ansätze versuchen auch, beide Aspekte zusammenzuführen.

    https://de.m.wikipedia.org/wiki/Ästhetik

  • Aralık 2021 düzenlendi

    Estetiğin bile ne kadar değişik anlamı olmasına rağmen sen stardartlaştırmak istiyorsun....

    Hem Euklid formülünün güzelliğini Euklid bile bilmiyordu. O bugün yaşamış olsaydı ve o formülün neye mal olduğunu görünceki reaksiyonu görmek isterdim.

Yorum yapmak içinOturum Açın yada Kayıt Olun .